Son Dakika
23 Nisan 2018 Pazartesi

En iğrenç haber, kelimeler kifayetsiz kaldı

19 Mart 2018 Pazartesi, 15:17

Manavgat’ta öz kızına 9 yaşından başlayarak defalarca nitelikli cinsel istismar ve fiili livatada bulunan O.Ş.’ye (1977) 45 yıl hapis cezası verildi. Manavgat 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi kararında süreli hapis cezalarının 30 yıldan fazla olamayacağını gerekçesiyle sanığı 30 yıl hapis cezası ile cezalandırdı.

Manavgat’ta otellerde çalışan O.Ş., 2009 yılından 2017 yılına kadar değişik zamanlarda her defasında ‘Bu defa son’ diyerek öz kızı A.Ş.’ye (2000) nitelikli cinsel istismar ve fiili livatada bulundu. Arkadaşlarına başından geçen olayları anlatan A.Ş.; babası O.Ş.’nin geçen yıl Temmuz ayında yine fiili livatada bulunması üzerine annesine de durumu anlatıp, birlikte polise giderek şikayetçi oldu. Adli tıp raporlarında ruhsal durumunun bozulduğu belirlenen A.Ş.’nin halen psikolojik destek aldığı belirtildi. Polis tarafından gözaltına alınan O.Ş., sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. O.Ş. hakkında ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçlamasıyla dava açıldı.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın da müdahil olduğu; Manavgat 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmalarda ilk istismarın gerçekleştiği tarihte 9 yaşında olan A.Ş.’nin ifadesi psikolog bilirkişi eşliğinde alındı. A.Ş. ifadesinde tarihleri tam hatırlayamasa da babası tarafından ilk cinsel istismarın 2009 ile 2010 yıllarında gerçekleştiğini söyledi. O.Ş.’nin kendisine yönelik hareketlerinin devam ettiğini belirten A.Ş., ilk başlarda istismarın sadece vücuduna ve hassas bölgelerine dokunma şeklinde olduğunu, 2013 yılında ise babasının kendisine ‘kızlığın bozuk mu senin’ diyerek parmağı ve cinsel organıyla kontrol ettiğini anlattı. A.Ş., evde kimsenin olmadığı zamanlarda babasının her defasında kendisine ‘bu defa son’ diyerek istismarda bulunduğunu aktararak, 2016 ve 2017 yıllarında fiili livatada bulunduğunu ayrıntılarıyla anlattı. A.Ş. en son olaydan sonra polise giderek şikayetçi olduklarını söyledi.

A.Ş.’nin annesi M.Ş. ise kızının kendisine en son eylemden sonra yaşadıklarını ağlayarak anlattığını, sanığın her defasında ‘bu defa son’ diyerek kızına cinsel istismarda bulunduğunu söylediğini, kızının psikolojik destek aldığını, O.Ş.’den şikayetçi olduğunu belirtti. M.Ş., sanığın kendisinde de uygun olmayan cinsel isteklerde bulunduğunu söyledi.

Duruşmalarda tanık olarak ifade veren sanık O.Ş.’nin öz oğlu M.Y.Ş. ise kış aylarında ablasıyla birlikte aynı odada yattıklarını ve babasının kendilerini kızdığını ve babasının bazen ablasıyla birlikte yattığını söyledi. Bir defasında banyo yaparken babasının banyoya girdiğini ve ‘Neden oturarak banyo yapıyorsun, ayakta yapsana’ dediğini anlatan M.Y.Ş., “Ablam banyodan çıkınca kurulanmak için kendi odasına giderken, babam, ‘burada kurulan, burada giyin’ dedi. Ablam kabul etmedi. Bunun üzerine babam, ‘Babaya haram olmaz’ diyerek ısrar etmesine rağmen ablam kendi odasına gitti” dedi.

Duruşmada tanık olarak ifade veren İ.Y. ise A.Ş.’nin kendisine ilk başlarda cinsel istismara uğradığını anlattığını anacak kimin tarafından olduğunu söylemediğini, daha sonra ise kendisine cinsel istismarda bulunan kişinin babası olduğunu söylediğini aktardı.

Sanık O.Ş. ise kendisine büyük kumpas kurulduğunu ve iftira atıldığını, kendisinin asla böyle bir eylemi gerçekleştirmediğini iddia etti.

Duruşmalarda tanıkların verdiği ifadelerin ardından savcı, sanığın öz kızına ilk defa 10 yaşlarında cinsel istismarda bulunduğunu belirterek, esas hakkındaki görüşünde şu ifadeleri kullandı: “Mağdurun başlangıçta 10 yaşında olduğu o zamanki halinde yaş küçüklüğü nedeniyle fiilin hukuki ve ahlaki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmemiş olduğu geçen 7 yıl içerisinde büyüme ve gelişme sonucunda hukuki ve ahlaki anlam ve kavramaya başlamış olduğu sonucu adli tıp raporunda belirtilmiştir. Sanığın beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, samimi müşteki, mağdur ve tanık beyanları ile alınan adli raporlar göz önünde tutularak sanığın mağduru iddia edilen şekilde istismar ettiği anlaşılmaktadır. Sanık Türk Ceza Kanunu’nun 103/2, 103/3-c ve 43’ncü maddeleri uyarınca cezalandırılması mütalaa olunur”

Karar duruşmasında mahkeme başkanı tarafından son sözü sorulan sanık O.Ş., “İddiaları kabul etmiyorum. Ben kızımı 2013 yılında dövdüm, ağzını burnunu kırdım. Bana iftira atıyor. Ben daha önce 1600 kişilik kız öğrenci yurdunda çalıştım böyle bir olay olmadı. Ben böyle bir suçu kabul etmiyorum” dedi. Verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti sanığa, çocuğa nitelikli cinsel istismar suçundan 20 yıl hapis cezası verdi. Sanığın suçu 1’nci derecede yakın akrabasına yönelik işlediği için cezayı yarı oranında arttırarak 30 yıla çıkaran mahkeme heyeti, sanığın eylemi birden fazla gerçekleştirdiği için cezasını 45 yıl olarak belirledi. Süreli hapis cezalarının 30 yıldan fazla olamayacağını gerekçe gösteren mahkeme, sonuç olarak sanığı 30 yıl hapis cezası ile cezalandırdı.

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz