Karton ve naylon barakada yaşam mücadelesi

27 Kasım 2017 Pazartesi, 12:42

Manavgat’ta yaşayan 50 yaşındaki Hüseyin Arıcı, naylondan, kartondan ve tahtadan yaptığı 8 – 10 metrekarelik barakada hayata tutunma mücadelesi veriyor.

Manavgat’ın Kavaklı mahallesinde 8-10 metrekarelik duvarları ahşap ve naylon, tavanı koli kartonu kaplı elektriği ve suyu olmayan barakada br kaç parça eşyasıyla yaşamaya çalışan Hüseyin Arıcı bir yandan da astım, nefes darlığı, kalp ve romatizma gibi hastalıklarla mücadele ediyor. 5 – 6 sene öncesine kadar hastalanmadan önce kamyonlarda hamallık yaptığını anlatan Hüseyin Arıcı, hastalandıktan sonra çalışamadığını kira ödeyecek, barınacak yeri olmadığını ve kimi kimsesi olmadığı için barakada yaşadığını söyledi.

Rahatsızlandığı için 5-6 yıldır çalışamadığını be neden kira ödeyecek gücü olmadığı için sağdan soldan topladığı parçalar ve vatandaşların yardımlarıyla kendine bir baraka yaptığını anlatan Hüseyin Arıcı, daha önceleri kaldığı yerden belediyenin inşaat yapacağı gerekçesiyle kendisini çıkarttıklarını söyledi. Barakasını önce Çakal deresi mevkiine taşıdığını ancak ağaçların gölgesinden duramadığını dile getiren Arıcı; “Barakayı daha sonra hayvan pazarının yanına getirdim, orada da kurban gübresi var, kokudan duramadım. Nefes darlığım var, evin içine sindi. Burayı kepçeyle düzeltti ama burada da çamların gölgesinden duramıyorum sabaha kadar” dedi.

“SOĞUKTAN UYUYAMIYORUM”

Soba yaktığını ancak barakanın kenarları açık olduğu için içerisinin soğuk olduğunu anlatan Hüseyin Arıcı, “Sobayı yakıyorum, 10 dakika sonra sobanın ısısı hiç bana mı yanıyorsun demiyor. (barakanın kenarlarını işaret ederek) Her tarafında zaten altlarında kırık yerler var, burada da naylon serili. Soğuğu alıyor. Güneş görür bir yerde olsa yine bu kadar olmaz güneş görmediğinden buz gibi. Hiç ısınmıyor. Sabaha kadar soğuktan uyuyamıyorum, kafam ağrıyor, belim ağrıyor. Burada duramıyorum” diye konuştu.

“NE YAPAYIM, ÇAREM YOK”

Son bir aydır kulaklarında da ağrı olduğunu doktora gittiğini ancak ilaçları 35 lira tuttuğu için parasızlıktan alamadığını söyleyen Arıcı şöyle konuştu;

“Çalışamıyorum, bel fıtığım var, dizlerimde romatizma var, kalp damarlarımda tıkanıklık var: Çarem yok, ne yapayım, gidecek yerimde yok. Kimsemde yok, bir yere gidecek köyüm kentim, evim, barınacak yerimde yok. Ne yapayım, kira ödeme gücümde yok. Hastalanmadan önce kamyonlarda hamallık yapardım, gübre filan sarıyordum. Gübre götürüyordum, çalışabiliyordum o zaman. Ekmeğimi getiriyordum, şimdi rahatsızlığımdan dolayı çalışma şeyim, sağlığım kalmadı.”

KAYMAKAMLIKTAN 3 AYDAN 3 AYA YARDIM

Manavgat Kaymakamlığı’ndan 3 aydan 3 aya para yardımı aldığını söyleyen Arıcı; “Aldığım para yetmiyor. İlaca mı vereceğim, hapa mı vereceğim? Bir doktora gidiyorum zaten 4-5 tane rahatsızlık var. Ne yapayım ben hangi birine yetişeyim? Burada ne bulursam yiyorum. Bazen çorba yapıyorum, çay yapıyorum, peynir filan alıyorum marketten yiyorum” dedi.

Barakada elektrik ve suyun olmadığını da söyleyen Hüseyin Arıcı, “Ne yapayım benim bir çarem yok. Yetkililerden belki bir sesimi duyar da yardım eder diye bekliyorum” diye konuştu

You must be logged in to post a comment Login

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz